15. REHA BİLİR LEYLEKLER VADİSİ İSLİBUCAK DOĞA YÜRÜYÜŞÜ YAPILDI19.04.2026
DOĞANIN BEREKETLİ YAĞMURU ALTINDA 15 YILLIK BİR GELENEK:
REHA BİLİR LEYLEKLER VADİSİ YÜRÜYÜŞÜ
Beyşehir’in simgesi
haline gelen ve gelenekselleşen "Reha Bilir Leylekler Vadisi Doğa
Yürüyüşü", bu yıl doğanın serin sürprizleri ve bereketli bir yağmur
eşliğinde 15. kez gerçekleşti.
Beyşehir’in Yeşildağ Mahallesi’nde yer alan ve
ismini fotoğraf sanatçısı Reha Bilir’in verdiği Leylekler Vadisi, bugün yine
özel bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Beyşehir Trekking Doğa Yürüyüşü Grubu
tarafından düzenlenen ve artık bir bölge geleneğine dönüşen etkinliğe, olumsuz
hava koşullarına rağmen 83 kararlı doğasever katıldı.
Sanatın Sıcaklığı
Soğuğu Dağıttı
Sabah saatlerinde Beyşehir Kültür Derneği önünde
bir araya gelen katılımcılar, minibüslerle ilk durak olan Leylekler Vadisi’ne
hareket etti. Beyşehir Trekking Doğa Yürüyüşü Grubu Başkanı Mustafa Büyükkafalı
ve Reha Bilir’in konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, Sille Sanat Sarayı 2025 Üyeler Kataloğu tüm katılımcılara günün
anısı olarak hediye edildi. Gözetleme kulesinden kuluçkadaki leylekleri izleyen
grup, doğanın en saf hallerinden birine tanıklık etmenin keyfini çıkardı.
Yağmura Karşı
Neşeli Adımlar
Etkinliğin yürüyüş ayağı için İslibucak Yaylası’na
geçildiğinde, gökyüzü yerini serin bir yağmura bıraktı. Dumanlı mevkiinden
başlayan 5 kilometrelik parkurda, taze kekik kokusu eşliğinde, yağmurun toprağa
kattığı taze koku ve sisli manzara, yürüyüşü adeta bir fotoğraf karesine
dönüştürdü. Soğuk havaya rağmen katılımcıların neşesi ve bir arada olmanın
verdiği samimiyet, tüm parkuru ısıtmaya yetti. Eski dostların hasret giderdiği,
yeni dostlukların kurulduğu bu zorlu ama keyifli parkur, doğanın tüm renklerini
cömertçe sundu.
Lezzet Dolu Bir
Final
Yürüyüşün sonunda kurulan geleneksel sucuk-ekmek-ayran sofrası, günün yorgunluğunu ve soğuğun etkisini tamamen unutturdu. Ateş başında yapılan sohbetlerin ardından Beyşehir’e dönen grup, gelecek yılın planlarını şimdiden yaparak vedalaştı. 15 yıldır devam eden bu buluşma, doğa ve sanat sevgisinin hiçbir engel tanımadığını bir kez daha kanıtladı.