Ömer Tanoğlu'nun gönderdiği iki fotoğrafı ( Fotoğraf No:1 ve Fotoğraf No:4), fotoğraf sayısının çok olması nedeniyle değerlendirme dışı tutuyorum. Aslında 4 No'lu fotoğrafa, taş ocak üzerinde kaynayan kazandan yükselen ışık hüzmelerini de göz önüne alarak uzun bir öykü bile yazabilirim belki. Ama dedim ya, fotoğraf sayısı çok olunca, bir kısmını elemek zorunda kaldım.

 

 

          Mevlâna Türbesi fotoğrafı ile (Fotoğraf No:2) başlamak istiyorum. Fotoğrafın orijinal çekimi Fotoğraf No:2'de görülüyor. Ömer bey bu fotoğrafa HDR uygulaması yaparak Fotoğraf No:2-A'yı elde etmiş. Yukarıda da söz ettiğim gibi, renklerde ve tonlarda, bence fazla gelen bir rahatsızlık var. Günümüzde HDR uygulamasını çok seven fotoğrafçılar var. Hele bir ara, fotoğraf paylaşım sitelerinde çok fazla görülmeye başlamıştı. Ama sanırım çok tutmadı ki, oralarda da sayısı azalmaya başladı. HDR sevenler alınmasın lütfen, ben kişisel görüşümü aktarıyorum. Aynı fotoğrafa photoshop uygulaması ile renk ve tonların düzeltmesini yapmaya çalıştım. Sonuç olarak Fotoğraf No:2-B'deki görüntüyü elde ettim. Son yorum ve değerlendirmeyi, fotoğraflar arasındaki kıyaslamayı sizlere bırakıyorum.

 

 

 

                Fotoğraf:5'de görülen ters ışıkta yol fotoğrafı, daha önce de çok örneğini gördüğümüz bir fotoğraf türü. Bu tarzda çekilmiş ve ödüller almış çok sayıda fotoğraf gördüm. Ömer Bey'de burada ışık değerleri olarak güzel uygulanmış bir örnek göndermiş. Ancak kompozisyona bakacak olursak, bir eksiklik göze çarpıyor. Yolun sağ aşağıda genişleyen kısmında kocaman bir boşluk var. İnsan beyni fotoğrafı okurken, o kısımda bir leke arıyor. Bir araç, bir hayvan, ya da insan... Ben o noktada bir insan silüeti kullanmayı tercih edip, boşluğu doldurmaya çalıştım. Photoshop ortamında yapmaya çalıştığım bu uygulamanın çekim sırasında fotoğrafa yerleştirilmesi tercih edileni elbette. Ömer Tanoğlu'nun gönderdiği fotoğrafı ve benim yapmaya çalıştığımı sizlerle paylaşıyorum. (Fotoğraf :5 ve Fotoğraf : 5-A)      

                                          

                  

                 Son olarak, 7 No'lu fotoğraf üzerinde yazmak istiyorum. Sevgili Ömer Bey bu fotoğrafı çekerken, Mevlâna Müzesinin ters ışıktaki görsel güzelliğine, gökyüzünün turuncu rengine ve deklanşöre basma anında gördüğü martının kareye girmesine kendini kaptırmış olmalı ki, bir çok şeyi gözden kaçırmış. Örneğin kompozisyon içinde Mevlâna Türbesini yerleştirmesi gereken altın kesim noktası, karenin alt tarafında yer alan siyah kısmın fazlalığı gibi... Üstelik, martı da o kadar küçük kalmış ki... Hem de arkadaki minare ile bütünleşerek, fotoğrafa katması gereken görsel değerden çok uzaklaşmış. Bu fotoğraf üzerinde de, yine photoshop yardımı ile önce kadrajı keserek, türbeyi ve alt kısımda yer alan karanlık kesimi, altın kesim oranlarına uygun duruma getirmeye çalıştım. Fotoğrafta neredeyse görülmeyecek durumda olan martıyı kaldırıp, karenin sol üst tarafındaki boşluğu dengeleyecek bir leke oluşturacak şekilde yeni bir martı ekledim. (Fotoğraf: 7-A). Fotoğrafın son durumunda altın kesim çizgilerine bakarsak, martı ve minarenin birbirini dengelediğini ve gerekli noktalarda bulunduklarını görebiliriz. (Fotoğraf: 7-B)

 

 

                                                                            En çok üç fotoğraf göndermenizi bir kez daha hatırlatarak, hepinize ışık dolu bir yeni yıl diliyorum.

                                                                                                                                                                                                                                                  Sevgilerimle.

 

Geçen hafta değerlendirmesi için tıklayınız.

          Sevgili fotoğraf dostları,           

            Öncelikle belirtmem gerekiyor ki, bu köşede yapmaya çalıştığım ve önümüzdeki haftalarda da yapmaya çalışacağım değerlendirme ve yorumlar, tamamen benim kişisel görüşlerimdir. Unutmayınız ki, görsel bir çalışma, her izleyende farklı duygular, farklı izlenimler oluşturabilir. Burada yazacaklarımı kimse beğenmek, ya da olduğu gibi kabullenmek zorunda değildir. (Bu köşe dahilinde yayınlanmasını istediğiniz fotoğraflarınızı fotoyorum@rehabilir.com adresine gönderebilirsiniz.)

           736. Vuslat Yılı etkinlikleri, dernek çalışmaları, geziler, sağlık sorunları derken, fotoyorum köşesine yine uzunca bir ara verdim. Bu konuda hoşgörünüze sığınıyor, yeni fotoğraflarla Fotoyorum'a devam ediyorum.

             Bu kez Ömer Tanoğlu'nun fotoğrafları var sırada. Daha önce yazdığım yazı da "en çok üç fotoğraf" diye rica etmiş olmama rağmen, Ömer Tanoğlu çok sayıda fotoğraf göndermiş.

             Fotoğraflara genel olarak bakacak olursak, kişisel görüşümü ortaya koyarak, HDR uygulamasının, renkleri fazlasıyla bozduğunu düşünerek beni rahatsız ettiğini bir kez daha burada belirtmek istiyorum. Yanlış anlaşılmasın, photoshop ortamında renklerin ve tonların düzeltilmesine kesinlikle karşı değilim. Ancak HDR uygulaması sonucu ortaya çıkan sonuç bana sıcak gelmiyor.