Şimdi sizden, önce ilk kareye bakmanızı isteyeceğim. (Fotoğraf:1) Siyah zemin üzerinde kırmızı çizgiler, hafif kaymalara karşın hoş ve estetik bir grafik oluşturuyor. Diagonal inen çizgilerin birbirlerine uyumu kareye grafiksel zenginlik katıyor. Şimdi ikinci karede, bu çizgiler üzerine Şevket Küçüközen'in fotoğrafını yerleştirelim. ( Fotoğraf:2) O estetik, grafiksel yerleşim üzerine fotoğraf oturdu gibi... Ne dersiniz? Yan taraflardan gelen ışıkların diagonal inişleri, dolap bölmelerinin oluşturduğu yatay ve dikey çizgiler, fotoğrafın kompozisyonunu güçlendiriyor. Ancak, ne yazık ki, modelin arkasının dönük olması fotoğrafın başarısını engelliyor. Keşke o anda dönüp fotoğrafçıya bakıvermiş olsaydı demeden edemiyorum. (Fotoğraf: 3)

             Işığınız hiç eksilmesin.

 

Geçen hafta değerlendirmesi için tıklayınız.

          Sevgili fotoğraf dostları,           

            Öncelikle belirtmem gerekiyor ki, bu köşede yapmaya çalıştığım ve önümüzdeki haftalarda da yapmaya çalışacağım değerlendirme ve yorumlar, tamamen benim kişisel görüşlerimdir. Unutmayınız ki, görsel bir çalışma, her izleyende farklı duygular, farklı izlenimler oluşturabilir. Burada yazacaklarımı kimse beğenmek, ya da olduğu gibi kabullenmek zorunda değildir. (Bu köşe dahilinde yayınlanmasını istediğiniz fotoğraflarınızı fotoyorum@rehabilir.com adresine gönderebilirsiniz.)

            Fotoyorum'un konuğu bu kez Şevket Küçüközen. Kendisi, "Feleğin Çemberi" ismini verdiği albümünden bir fotoğraf göndermiş. Bu serideki tüm fotoğrafları aşağıdaki linkte bulabilirsiniz;

 http://www.facebook.com/pages/FELEGIN-CEMBERI-SEVKET-KUCUKOZEN-ANDAC-UCANER/76535893563#/album.php?aid=81218&id=76535893563&ref=mf

            "Feleğin Çemberi" isimli çalışmanın tüm fotoğraflarına bakınca, mekan ve insan bütünlemesi içinde çekilmiş, portreler ve detaylar göreceksiniz. Kişisel düşünceme göre, detay fotoğrafları, portrelere göre daha başarılı gibi görünüyor. Portre fotoğraflarının içinde de bir kaç tane "güzel" diye değerlendirebileceğim fotoğraf olmasına karşın, genelde modellerin arkası dönük fotoğraflarının başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Portre fotoğrafının özelliği, fotoğraftaki modelin yüzündeki ifadeyi, çevre ile ilişkisini, yaptığı işi anlatmasıdır.  Şevket Küçüközen'in yorum için gönderdiği fotoğrafta modelin bir soyunma odasında olduğunu anlayabiliyoruz, ancak yaptığı iş konusunda, ya da model hakkında bilgi edinmemiz biraz zor. Ayrıca soyunma odasının da nerede hangi amaçla kullanıldığı hakkında bir ipucu görünmüyor. Ancak, fotoğrafların geneline bakınca, bir lastik atölyesinde olduğunu anlayabiliyoruz. Diğer fotoğraflarda da genelde modellerin yüzü görünmediği için, fotoğraflar sanki kaçak olarak çekilmiş gibi bir izlenim doğuyor. Oysa, özellikle foto-röportaj tarzı proje çalışmalarında, fotoğrafçı ve konuyu bütünleyen modellerin bir bütünlük içinde olması beklenir. Fotoğrafçının başarısı, modelin fotoğrafçıyı kabullenmesi ile gerçekleşir. "Feleğin Çemberi" isimli seri içindeki fotoğraflara tek tek bakınca, bu başarının yakalandığı kareler görebiliriz. Ama benim bu değerlendirmem ise bana gönderilen fotoğraf üzerinedir.