SON GECE

Yine bir uzun bekleyişin başlangıcında,
Düşüncelerim, duygularım hep sende,
Senin ismin dökülüyor kağıtlara,
Kalemimden çıkan her kelimede...

Yan sokağın eğlencesi çınlatırken her yanı,
Bir yılbaşı gecesinde, odama çekilmiş,
Ben, her nefesimde seni anarak sessizce,
Bilmem kaçıncı kez çınlatıyorum kulaklarını,
Bu kaçıncı mektup yazıp yırttığım?
Bak ağlaya ağlaya sabahı bekliyorum,
Senin duymadığın kaç bininci hıçkırık bu?
Bu kaç bininci tel yolunda ağarttığım?
Bir yılbaşı gecesinde,
Güneşi hasretle beklerken,
Doğacak diye battığı yerden,
Duygularım sarhoş, gözlerim kan içinde...

Bu kaçıncı gece sensiz geçen,
Bilmem, kaçıncı soğuk?
Belki yüzbin defa üşüdüm bu gece,
Yatağım buz dolu, nefesim boğuk,
Kapama gözlerini üşüyorum iyice...
Bak, kollarım açık bekliyorum,
Cehennemi duyuyorum uzaklığında,
Gel, sımsıkı sarıl bana,
Damla damla erimek sıcaklığında,
İnan, cennet müjdesi gibi sevindirici,
Sen, gel, dünyama dol aydığınla,
Bu yalvarışım, kimbilir, belki bininci...

Soğuk bir yılbaşı gecesinde,
Dünyaya kahrederek her saniye,
Vurulmak istiyorum,
Bakışlarında delik deşik olmak...
Senin her gülüşünle, bin defa,
İnan, yüzbin defa ölmek istiyorum.
Bir yılbaşı gecesinde,
Senden uzakta, bir bilsen gönlümü,
Kaçıncı kez gülerek "merhaba" diyor,
Kaçıncı kez selamlıyor ölümü.
Ve soğuk bir yılbaşında,
Kaç bininci kez kayboluyor ümitlerim...

Bir yılın son gecesinde, beklediğim güneşin
Sönmesiyle bir İstanbul köşesinde,
Yaşadığıma, inan, ilk kez kahrediyorum...
Dönüp umutsuzca son kez bakıyorum
Kaç zamandır beklediğim,
Güneşin doğacağı yere...
Ve bu gece son kez kahrediyorum,
Bugüne kadar uğruna yaşadığım herşeye...
 

Ana Sayfa
Reha BİLİR
Yazılar
Hakkında
Linkler
İletişim