SANAT VE YEREL YÖNETİMLER

     Bir ülkeyi ya da yerel birimleri yönetenlerin en çok önem verdiği konulardan biri, yönetiminden sorumlu oldukları birimlerin tanıtımıdır. Artık iyice anlaşılmıştır ki, tanıtımın en etkili yolu, ya spor etkinlikleri, ya da sanatsal etkinliklerdir. Yıllardır olimpiyat oyunlarının İstanbul'da yapılabilmesi için ortaya konan çabalar, Türkiye'nin tanıtımı kaygısıyladır. 2004 yılında Türkiye'de organize edilen eurovision şarkı yarışması finali, belki de bu yıla kadar organize edilen en görkemli eurovision finaliydi. Ve bu finalin ülke tanıtımına sağladığı katkı tartışılamaz. O güne kadar ülkemizde düzenlenen ticari ya da siyasi toplantılar, konferanslar, sempozyumlar, eurovision finali kadar etkili bir tanıtım sağlayamamıştır. Yerel yönetimler, yöneticiler de bunun farkında olmalılar ki, spor ve özellikle sanatsal etkinliklere daha çok önem vermekte ve bu yolla, halkla daha çok iç içe olmaya özen göstermektedirler.

     "Anadolu Ateşi; Bu Toprağın Sesi" yarışma programının finalini izlediniz mi? Son dönemlerde, televizyonlarda yapılan en güzel yarışma programlarından biriydi bence. Ama asıl güzel olanı, bir bakanın, hem de kültür bakanının, canlı yayında, milyonlarca izleyici karşısında, heyecandan dizleri titreyerek, bağlama çalmasıydı. Kültür bakanımız Sayın Erkan MUMCU'yu yürekten alkışladım o gece. Kültür bakanı, bir kültür yarışmasında, bağlamasıyla, milyonlarla iç içe...

     2004 Aralık ayı içinde, Adana'da düzenlenen, Altın Koza Uluslararası Sanat Festivalinin belediye bandosunun marşları eşliğinde, yüzlerce sanatseverin katıldığı açılış yürüyüşünde, en ön sırada Adana Valisi Sayın Cahit ÜNAL, Adana Vali Yardımcısı Sayın Nevzat ERGÜN ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aytaç DURAK vardı. Bir büyük kentin böylesi önemli bir sanat etkinliğinde, yöneticileri ön sıralarda görmek takdir edilecek bir davranış. Ancak, Adana Vali Yardımcısı Sayın Nevzat ERGÜN'ün sanata ilgisi gerçekten yürekten alkışlanmaya değerdi. Minyatür sergisinin açılışında, Sayın Gülriz SURURİ'nin söyleşisinde, Anar EYNİ'nin görkemli heykel sergisi açılışında, o hep sanatseverlerle bir aradaydı. Alkışlamamak mümkün mü? Hele, Tuğrul ÇAKAR'ın AFAD'daki fotoğraf söyleşisini en ön sırada keyifle izlemesi, gerçekten çok etkileyiciydi.

    Adana'daki uluslararası etkinliğin harika organizasyonu, yurt dışından gelen sanatçıları da çok etkilemişti ve hayranlıklarını dile getiriyorlardı. Haluk UYGUR'un bu konudaki deneyimi ve başarısı da alkışlarla değerlendirilmeli...

    8 Ocak 2005 tarihinde Beyşehir'de, "Tek Nefeste Aşk" projesi çerçevesinde açtığımız karma sergide Beyşehir Kaymakamı Cengiz CANTÜRK ve Beyşehir Belediye Başkanı Nazif TEKİNÖZ'ün gösterdiği heyecan ve katkı, sergide çalışmaları sergilenen bizleri çok etkiledi. Sergi öncesi, böylesi bir sergiyi neden bir ilçede açtığımıza anlam veremeyenlerin, sergi açılışındaki izdihamı ve Beyşehir halkının sergiye gösterdiği ilgiyi görmelerini çok isterdim. Sergiye katılan ebru sanatçısı Mutluhan TAŞ'ın 2 – 2,5 metre boyunda ebrular üzerine yaptığı yağlı boya çalışmalar, Anar EYNİ'nin 2,5 metre boyunda heykelleri ve Tahir TAYYİB'in izleyenleri masal âlemine alıp götürdüğü nefis suluboya çalışmaları, Beyşehirlileri ve Beyşehirli yöneticileri öylesine etkilemişti ki, Beyşehir Belediye Başkanı Nazif TEKİNÖZ, sergi sonrasında bir gece heyecan içinde beni telefonla arayarak, Eşrefoğlu Camii yanındaki tarihi bedestenin kullanımını belediyeye aldığını ve bu bedesteni sanat merkezi olarak değerlendireceğini söylüyordu.

    Sonuç olarak, büyük kentlerin dışındaki yerleşim birimlerimizin yöneticilerinin de, hem kendi beldelerinin tanıtımı için, hem de halkla daha çok iç içe olabilmeleri için sanat etkinliklerine daha çok önem vermeleri gerekiyor. Sanatın içinde olmaya çalışan bizlere de, sanat etkinliklerini sadece büyük kentlere değil, küçük birimlere de götürerek, sanatı daha geniş kitlelere sevdirmemiz gerekiyor. 

 

Ana Sayfa
Reha BİLİR
Yazılar
Hakkında
Linkler
İletişim