BİR TUĞLADA SİZDEN

    Türkiye'de kaç tane müze var biliyor musunuz? "Müze" denince aklımıza  sadece içinde tarihi eserlerin yer aldığı müzeler gelir, nedense... Oysa o kadar farklı müzelerimiz var ki; askeri müze, sanayii müzesi, eczacılık müzesi, karikatür müzesi,sağlık müzesi, yerel tarih müzesi... Belki daha onlarca sayabiliriz. İzmir'e D.D.Y. Sanat Galerisinde sergi açmak için gittiğimde, sergi salonunun bir müze içinde yer aldığını gördüm. Sergi için İzmir'de kaldığım zaman içinde de, müze müdürü Mazlum Beyhan ile D.D.Y. müzesinin her bölümünü hayranlıkla izleme şansı buldum. Müzede yer alan tarihi vagonlarda sanki tarih içinde yolcucuk yapıyormuş gibi hissettim. Artık günümüzde göremeyeceğimiz haberleşme aygıtları, demiryolları çalışanlarının malzemeleri...Hepsi görülmeye değer malzemeler. Türkiye'nin hemen her kentinde bir müze mutlaka vardır. Peki, müzelerimize ne kadar ilgi gösterebiliyoruz? Geçmişten gelen değerlerimizi geleceğe taşıyan müzelerimiz bizim için ne kadar değerli? Çocuklarımıza müzelerimiz yeteri kadar anlatabiliyor muyuz? Yabancı turistlerin ülkemize geldiklerinde, görmek istedikleri yerler listesinde müzeler ilk sıraları alırken, biz yanı başımızdaki müzelerimiz ne kadar tanıyoruz? Peki, fotoğrafseverler olarak, Balıkesir'deki fotoğraf müzesi ile ne kadar ilgilenebiliyoruz? BASAF üyelerinin, Türkiye'nin tek fotoğraf müzesini kurmak için ne kadar emek verdiklerini ve bizim desteğimize de ihtiyaç duyduklarını biliyor musunuz? Fotoğrafın var olmasının nedenlerinden biri "unutmamak ve unutulmamak" ise, Balıkesir'deki fotoğraf müzesi de, Türk fotoğraf sanatını ve ona emek verenleri gelecek nesillere taşıyacak güçlü bir köprü olacaktır.

    Liseden bir sınıf arkadaşımın fotoğrafa meraklı babasının vefatından sonra, babasından kalan fotoğraf malzemelerini ne yapacağına karar veremediğini söylediğinde, aklıma gelen ilk fikir, bütün malzemelerin fotoğraf müzesine gönderilmesiydi. Fotoğraf makineleri, 8 mm film kamerası, oynatıcısı, karanlık oda malzemeleri ve daha bir çok malzemeyi, müzede değerlendirmek üzere, Altuğ Oymak'a gönderdik. Altuğ Oymak, giden malzemelerin içinde, müze için çok değerli parçalar bulunduğunu söylüyordu. Öyle ki, artık günümüzde yerini plastik malzemelere bırakan alüminyum film kutularının bile, müze için çok önem taşıdığını anladım. Öyle inanıyorum ki, fotoğrafla ilgilenen bir çok kişinin elinde, aslında önemsizmiş gibi görünüp, müze için önemli olabilecek ne çok malzeme vardır.

    Arkadaşımın babasının fotoğraf malzemelerini müzeye kazandırmanın verdiği mutluluğu, Cahit Sağlık'la paylaştım. Cahit Sağlık, fotoğraf sanatının Konya'da önemli isimlerinden biri. Küçücük dükkanında, babasından devraldığı fotoğrafçılık mesleğini profesyonelce sürdürüp, mesleğini oğluna aktarmaya çalışırken, fotoğraf sanatına da destek vererek, Konya'daki birçok amatör fotoğrafçının yetişmesinde katkı sağlamış, dernek çalışmalarına emek vermiştir. Birçok fotoğrafçı için, Cahit Sağlık'ın dükkanı Konya'da uğrak yeridir. Cahit Sağlık da, yıllardır dükkanında biriken fotoğraf malzemelerinden bir derleme yaparak, müzeye göndermek üzere hazırladı. Neler yok ki içinde? Siyah beyaz cam negatifler, cam negatiflerin kutuları, negatif kopyalama aygıtı, karanlık oda malzemeleri...

    Öyle inanıyorum ki, yıllardır fotoğrafın içinde yaşayan birçok kişinin elinde de, müzede değer kazanacak, ilk bakışta önemsizmiş gibi görünen, ama fotoğraf tarihi için önem taşıyan malzemeler vardır. Yıllar geçip gidiyor. Hepimizin yaşamı bir yere kadar. Elimizde bulunan bu değerlerin korunabileceği ve fotoğraf severlerle paylaşılabileceği en iyi yer müzedir. Bugün Türkiye'de fotoğraf müzesi olarak sadece Balıkesir'deki müze var. Ama bu bir başlangıçtır. Gelecek yıllarda yapılacak müze çalışmalarına bir ilk adımdır.  İnanıyorum ki, fotoğraf sanatının değeri arttıkça, fotoğraf sanatı ile ilgilenenlerin sayısı arttıkça, fotoğraf sanatı müzelerine ihtiyacımız da daha çoğalacak ve fotoğraf müzelerinin sayısı da artacaktır. Kendi arşivimizde, kendi olanaklarımızla korumaya çalıştığımız malzemeleri müzeler aktarmakla, fotoğraf müzesine emek verenleri de, yaptıkları çalışmalarda cesaretlendirip, onlara güç vermiş olacağız. Elinizdeki malzemeleri, kütüphanenizdeki yayınları, kitapları yeniden gözden geçirmeye ne dersiniz? Hepimizin müzeye gönderebileceği birşeyler mutlaka çıkacaktır. Müzeye gönderilecek her parça, müzede yerini alırken, sizin isminiz de gelecek için kalıcı kılacaktır. haydi öyleyse, bir tuğla da sizden...

 

 

Ana Sayfa
Reha BİLİR
Yazılar
Hakkında
Linkler
İletişim